|
|
|||
|
||||
OverviewBir Fahişeye Tutuldum, bir aşk hikâyesi değildir. Bir itiraf metni de değildir. Bu kitap, insanın ""normal"" denilen hayatın içinde nasıl yavaş yavaş kendinden uzaklaştığını, bunu fark ettiğinde ise artık her şeyin ne kadar geç olabildiğini anlatan bir yüzleşme metnidir. Toplum, ilişkileri doğru ve yanlış diye ayırır. Kutsanan bağlar vardır, ayıplanan yakınlıklar vardır. Saygı duyulan kadınlar ve görmezden gelinen kadınlar... Oysa bu ayrımların çoğu, hakikatten çok düzenin konforunu korumaya yarar. Bu kitap, tam da bu konfor alanının dışına bakmayı teklif eder. Hikâye, dışarıdan bakıldığında ""başarılı"" sayılan bir erkeğin hayatından başlar. Düzeni vardır, ailesi vardır, saygınlığı vardır. Her şey olması gerektiği gibidir. Ancak bu ""olması gereken"" hayatın içinde, adını koyamadığı bir boşluk giderek büyür. Susarak taşınan eksiklikler, zamanla görünmez bir yalnızlığa dönüşür. Ve insan bazen en kalabalık hayatın içinde bile tek başına kalabilir. Bir noktada, bu adam, toplumun ""yanlış"" dediği bir yerde, yıllardır bulamadığı bir karşılıkla yüzleşir. Bu karşılaşma bir romantik kaçış değildir. Bir ahlaki çözülme de değildir. Daha çok zihinsel bir sarsıntıdır. Çünkü insan, kendisine karşılık verilen yerde durmak ister. Bu, ahlaki bir tercih değil; varoluşsal bir reflekstir. Kitap boyunca ""ahlak"", ""sadakat"", ""namus"", ""evlilik"" ve ""arzu"" kavramları hazır tanımlar üzerinden değil, yaşanan gerçeklikler üzerinden sorgulanır. Hayat kadını ile ev kadını arasındaki fark, toplumsal etiketlerin ötesinde ele alınır. Kimse aklanmaz, kimse suçlanmaz. Çünkü mesele bireyler değil; bireyleri bu noktalara sürükleyen görünmez sistemdir. Bir Fahişeye Tutuldum, okuru rahatlatan cevaplar vermez. Bilakis, rahatsız eden sorular bırakır. Bu yüzden bir ""mesaj kitabı"" değildir. Bir öğüt metni hiç değildir. Okurdan taraf olmasını değil, bakmasını ister. Yargılamasını değil, anlamaya çalışmasını talep eder. Bu kitap, ahlaki üstünlük kurmaya çalışanlar için yazılmadı. Kendi doğrularından emin olanlar için de değil. Bu metin, kendine dürüst olmayı göze alabilenler içindir. Hayatın bazı yerlerinde susarak payı olduğunu kabul edebilenler için... Sonunda net bir hüküm yoktur. Çünkü hayat da net hükümlerle işlemez. Geriye sadece şu soru kalır: İnsan, gerçekten yanlış olan bir yerde mi durmuştur; yoksa doğru bildiği yerde çoktan kaybolmuş mudur? Eğer bu kitabı bitirdiğinizde kafanızda tek bir soru kalıyorsa, metin amacına ulaşmıştır. Full Product DetailsAuthor: Erkan SüĞütPublisher: Erkan SuĞut Imprint: Erkan SuĞut Dimensions: Width: 12.70cm , Height: 0.80cm , Length: 20.30cm Weight: 0.145kg ISBN: 9798232876470Pages: 142 Publication Date: 25 January 2026 Audience: General/trade , General Format: Paperback Publisher's Status: Active Availability: Available To Order We have confirmation that this item is in stock with the supplier. It will be ordered in for you and dispatched immediately. Language: Turkish Table of ContentsReviewsAuthor InformationBen, birçok eserimi Wise Man kalem adıyla yazıyorum. Adım Erkan SÜĞÜT. Kendimi ""özgür yazar"" olarak tanımlarım; kalıplara, ezberlere, dayatılmış kurallara pek uymam. Edebiyatı bir kalıba hapseden, duyguyu ölçüye vuran hiçbir fikre yakın değilim. Benim için yazmak, insanın doğasına inmek demektir. Neden bir hayat kadını bir gün bir iş kadını olmasın? Neden bir muhafazakâr kadın bir bilim kadınına dönüşmesin? İdeolojilere değil, doğallığa bakarım ben. Çünkü insan doğasında her şey mümkündür. Dün bir inşaat işçisiydim, bugün kitap yazıyorum. Kalem tutan ellerimin, bir zamanlar kazma kürek tutmuş olması utanılacak değil, gurur duyulacak bir şeydir. Ahlak, toplum düzeni ya da inançlar adına insanı sınırlayan fikirleri benimsemem. Evet, belki alışılmadık bir üslubum var. Belki de bazılarına itici gelebilirim. Ama ben hepimizin içinde o doğal, filtresiz insanı arıyorum. Kelimeyle ölçü yapmam, süslemeyle yarışmam. Ben anlaşılır olmayı seçerim. Çünkü süslü cümle kurmak kimseyi daha iyi niyetli yapmaz. Doğallık, her zaman daha gerçek, daha faydalıdır. 50 yaşındayım. Birçok iş, birçok memleket, birçok insan gördüm. Üç dili çok iyi biliyorum. Evliyim, çocuklarım var. Yazar olmadan önce bir aile babasıyım. Ama yazmaya başladığım anda ne babalık kalır bende, ne Erkan olmak... O anda sadece yazar olurum. Ve yazar, kimliğini değil, gerçeğini anlatır. Tab Content 6Author Website:Countries AvailableAll regions |
||||