|
|
|||
|
||||
OverviewAYASOFYA'NIN 9 SIRRI - IŞIK VE GÖLGE SAVAŞI Ayasofya bir bina değildir. O, insanlığın Tanrı'yla, güçle, zamanla ve kendi vicdanıyla yaptığı en uzun yüzleşmedir. Bu roman, taşların konuştuğu bir mekânda başlar. Ama anlattığı şey mimari değildir. Anlattığı şey, insanın Tanrı'yı ararken nasıl kendini kaybettiğidir. Ayasofya'nın kubbesi altında geçen bu hikâye; tarihsel bir gizemi, felsefi bir sorgulamayı ve metafizik bir gerilimi aynı potada eritir. Binlerce yıl boyunca imparatorların, din adamlarının, fatihlerin ve halkların anlam yüklediği bu yapı, romanda yaşayan bir varlık gibi nefes alır, dinler, saklar ve zamanı büker. Merkezde Eleni vardır. Bir arkeolog, bir araştırmacı, ama hepsinden önce bir tanık. Onun yolculuğu bir kahramanlık hikâyesi değil; hakikate dayanabilecek kadar cesur olmanın hikâyesidir. Çünkü bu romanda asıl tehlike karanlık değil, ışığın tek elde toplanmasıdır. ""Işık ve Gölge Savaşı"", klasik iyi-kötü çatışmasını reddeder. Burada karanlık, dışarıdan gelen bir tehdit değildir; insanın kendi içinde büyüttüğü arzudur. Işık ise sahip olunan bir güç değil, taşındığı sürece var olan bir emanettir. Roman boyunca okur şunu sorgulamaya zorlanır: Tanrı gerçekten sustu mu, yoksa biz mi dinlemeyi unuttuk? İnanç bir kurtuluş mu, yoksa insanın kendi korkularını kutsallaştırma biçimi mi? Ve en önemlisi: İnsan Tanrı'yı mı arıyor, yoksa Tanrı olmayı mı istiyor? Ayasofya'nın gizli geçitleri, kaybolan işçiler, dokuz kez dönen spiral sembolü ve zamanın lineer akışını bozan anlar; hikâyeyi bir gizem romanı gibi ilerletirken, metnin alt katmanlarında ağır bir felsefi sorgulama akar. Bu yönüyle eser, yalnızca okunmaz; içinde dolaşılır. ""Işık ve Gölge Savaşı"", modern dünyanın görünmez mabetlerine de ayna tutar. Bugünün tapınakları taştan değil, ekrandandır. Yeni tanrılar sessizdir ama her şeyi izler. Ve insan, artık Tanrı'nın değil, sistemin önünde diz çökmektedir. Bu roman; - Tarih sevenlere, - Metafizik ve felsefeyle ilgilenenlere, - Din, inanç ve insan psikolojisi üzerine derin metinler arayanlara, - Sembollerle konuşan edebi anlatıları seven okurlara hitap eder. Ayasofya'nın 9 Sırrı bir cevap kitabı değildir. Bu kitap, doğru soruları soran bir metindir. Ve belki de en tehlikeli soru şudur: Eğer Tanrı gerçekten içimizdeyse, biz kimi arıyoruz? Full Product DetailsAuthor: Erkan SüĞütPublisher: Erkan SuĞut Imprint: Erkan SuĞut Dimensions: Width: 12.70cm , Height: 2.50cm , Length: 20.30cm Weight: 0.476kg ISBN: 9798233862731Pages: 486 Publication Date: 12 January 2026 Audience: General/trade , General Format: Paperback Publisher's Status: Active Availability: Available To Order We have confirmation that this item is in stock with the supplier. It will be ordered in for you and dispatched immediately. Language: Turkish Table of ContentsReviewsAuthor InformationBen, birçok eserimi Wise Man kalem adıyla yazıyorum. Adım Erkan SÜĞÜT. Kendimi ""özgür yazar"" olarak tanımlarım; kalıplara, ezberlere, dayatılmış kurallara pek uymam. Edebiyatı bir kalıba hapseden, duyguyu ölçüye vuran hiçbir fikre yakın değilim. Benim için yazmak, insanın doğasına inmek demektir. Neden bir hayat kadını bir gün bir iş kadını olmasın? Neden bir muhafazakâr kadın bir bilim kadınına dönüşmesin? İdeolojilere değil, doğallığa bakarım ben. Çünkü insan doğasında her şey mümkündür. Dün bir inşaat işçisiydim, bugün kitap yazıyorum. Kalem tutan ellerimin, bir zamanlar kazma kürek tutmuş olması utanılacak değil, gurur duyulacak bir şeydir. Ahlak, toplum düzeni ya da inançlar adına insanı sınırlayan fikirleri benimsemem. Evet, belki alışılmadık bir üslubum var. Belki de bazılarına itici gelebilirim. Ama ben hepimizin içinde o doğal, filtresiz insanı arıyorum. Kelimeyle ölçü yapmam, süslemeyle yarışmam. Ben anlaşılır olmayı seçerim. Çünkü süslü cümle kurmak kimseyi daha iyi niyetli yapmaz. Doğallık, her zaman daha gerçek, daha faydalıdır. 50 yaşındayım. Birçok iş, birçok memleket, birçok insan gördüm. Üç dili çok iyi biliyorum. Evliyim, çocuklarım var. Yazar olmadan önce bir aile babasıyım. Ama yazmaya başladığım anda ne babalık kalır bende, ne Erkan olmak... O anda sadece yazar olurum. Ve yazar, kimliğini değil, gerçeğini anlatır. Tab Content 6Author Website:Countries AvailableAll regions |
||||